BONOBO İÇİN BİR DÖNEMİN SONU MU?

Bonobo’nun sekizinci stüdyo albümü “Distance in Static” dün yayınlandı, ancak sanatçının üç gün önce The Line of Best Fit’te yayınlanan röportajı, bundan sonraki müzikal yolculuğuyla ilgili soruları da beraberinde getirdi.

Bonobo adıyla tanıdığımız Simon Green, 25 yılı aşkın süredir devam eden albüm–tanıtım–turne döngüsünden çıkmaya hazırlanıyor. Müzik üretimini bırakmayı kesinlikle düşünmese de yeni albümünün “bu formattaki son Bonobo” olabileceğini söylüyor.

“Yirmili yaşlarımın başından beri aynı döngünün içindeyim. Bir albüm yap, tanıtımını yap, turnesine çık, ardından yeni bir albüm yapma zamanı gelsin. Artık bu çarktan çıkmaya karar verdim,”

diyen Green, bunun bir emeklilik anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Bundan sonra müziğini farklı biçimlerde yayımlayabileceğini, uzun albümler yerine daha kısa veya belirli bir fikre odaklanan projelere yönelebileceğini söylüyor. Yeni albümün bir veda olup olmadığı konusunda ise kapıyı açık bırakıyor:

“Bunun son Bonobo işi olacağını sanmıyorum, belki bu formattaki sonuncusu olabilir. Tam olarak bir kapanış değil, belki biraz kapanış cümlesi gibi.”

Son albümü “Distance in Static”te Bonobo, önemli isimlerle iş birliği geleneğini yine sürdürmüş. Folk öğelerin yer aldığı; yer yer uzayan, baskın ve sound’u sürükleyen bas notalarıyla genişleyerek yükselen rave atmosferine yaklaşan albüm, microhouse’tan UK garage’a, soul’dan jazz’a geniş bir yelpazedeki sound’ları son derece başarılı bir şekilde harmanlıyor.

İş birliği yaptığı sanatçıların sound’unu koruyup kendi özgün müzikalitesiyle birleştiren Bonobo, albümde Arooj Aftab, Nilüfer Yanya, Joy Crookes, Nicole Miglis, Aanya Martin, Ichiko Aoba ve Kanako Yamamoto gibi isimlere yer vermiş.

Arooj Aftab iş birliği “Fire in the Water”, Green’in o sabah üzerinde pek düşünmeden kaydettiği bir gitar loop’unun üzerine Aftab’ın şair bir arkadaşına ait Urduca sözleri söylemesiyle bir-iki saat içinde tamamlanmış. Albüm öncesi DJ setlerinde defalarca test ettiği “Me & You”da kullandığı sample ise etnomüzikolog Hugh Tracey’nin 1950 yılında gerçekleştirdiği Malavi saha kaydından geliyor. Joy Crookes ile yaptığı “Always on Your Side” parçasında da Bonobo’dan ilk defa retro soul sound’u dinliyoruz.

“Shokoufeh”de ise Bonobo, 60’lar ve 70’lerden İran folk ve pop müziği arşivine uzanıyor. Sample aldığı sanatçının adını parçaya veren Green, özellikle bugünlerde İran’ın zengin kültürel mirasını hatırlatmanın önemli olduğunu söylüyor. Spoken word, disonant üflemeliler ve caz esintili perküsyonları bir araya getiren Nilüfer Yanya parçası “Youth’s Fountain”, albümün genelinden biraz daha ayrı bir yerde duruyor olsa da belli bir yelpazeye yayılan albümde hoş bir köşeyi tanımlıyor.

Daha önceki albümlerinden bazılarında olduğu gibi hemen dikkat çeken, hızlıca repeat’e almak isteyeceğiniz ve belki kendi âlemi içinde hit diyebileceğimiz parçalar az olsa da genel olarak belli bir bütünlük içinde güzel bir albüm diyebiliriz.

Albümü henüz dinlemediyseniz aşağıda dinleyebilirsiniz.

All content are under copyright © Bonobo, Nilüfer Yanya, Joy Crookes, Arooj Aftab

PAYLAŞ